117. Mevzu Hadis

Kanaat, tükenmeyen bir hazinedir.


İbn Hıbbân: Muhammed bin Münkedir’in babasının sözüdür.

(İbn Hibbân, Ravzatu’l-Ukalâ, Beyrut, 1397/1977, s. 150).

Bu söz, kanaat hakkında güzel bir ifâde olsa da hadis değildir.

116. Mevzu Hadis

Allah Teâlâ, dünyadan yüz çeviren kimsenin kalbine hikmet yerleştirir, dilini konuşturur, dünyanın dert ve dermanını ona bildirir. Ve onu sâlim olarak dünyadan çıkarıp selâmete ulaştırır.


İbn Cevzî: Uydurmadır.

Bu rivâyeti Ebû Tâlib el-Mekkî, zühdün vasfı ve fazileti konusunu işlerken (I/255), Gazzâlî ise zühdün fazileti mevzuunda (IV/322) zikretmiştir. Rivâyetin uydurma olduğu bellidir. (393)

115. Mevzu Hadis

Allah, âşıkları, kendilerinden sâdır olan (şatâhat gibi) kusurlarından dolayı muâheze etmez.


Hiçbir hadis kaynağında bulunmayan bu rivâyetin uydurma olduğu açıktır.

Sûfiyyenin hadis diye rivâyet ettiği sözdür (M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, III/310).

114. Mevzu Hadis

İlim Çin gibi uzak ülkelerde de olsa onu elde etmek için peşine düşünüz. İlim talep etmek, hiç şüphesiz, her müslümana farzdır.


İbn Hıbbân: Bâtıl ve aslı yoktur.

Elbanî: Batıldır.

(Tenzûh’uş-Şerîa, I/258)

Rivâyetin aslı olmadığı açıktır.